« Önceki |

6/2/2010

-den,-dan

 

ya aşkın rüyalı ve porselen bir ağzı yoksa abicim
ya herkes mağazalara kaçıp saklanıyorsa sınavlardan
yahut toplantı masalarında-bilirsiniz uzun ve gereksiz büyüktürler-
projelerden, arabalardan, gelecekten söz açıyorlarsa

burada bir şair ölüyor,bir yağmur başlıyor burada
modern dünya, modern dünya bana bir masal anlatsana

yağmur ve ben,başka birşey istemez.istemem kralları ve vaizleri.
aklımın buharını,beynimin dehlizini,italyan akrabaları
haşhaş istemem,magazin proğramları,olmadık sataşmalar istemem
ben şairim,istesem istesem kendi kabuğuma çekilip,yani içime gidip
yani bir resim çizip köşemde beklemek isterim
vakti geldiğinde pençelerimi,o güzelim türkçe pençelerimi geçirmek için
geçirmek için güzelim bir yolcuyu pek bilinmeyen bir tren istasyonuna

söylüyorum işte ben bu herifi sevemedim:hiç
bir yalnızlık buldum,orta yerdeydi, onu sevdim ama

ismail kılıçarslan,
ablam uzak ülkede.

 

 

 

 

6/2/2010

y/ol

 

korktu.

 

 

gidipte varamamaktan değil,

 

varıpta dönüş yollarını kaybetmekten değil,

dönüpte geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil;

bir kendini bulmaktan,

bulduğundan korkmaktan korktu...'

elif şafak,pinhan...

5/2/2010

fecr

27 - Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

28 - Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön.

fecr sûresi....

başka vakitte fazladan uyursan,uyuman gereken vakitte uyuyamazsın...

neyi hangi vakitte yapmalıyım?...neyi yapmalıyım?...hangi vakitte?...

sığamıyorum bazen,sığdıramıyorum...

2/2/2010

hel mümkün?

utanc resimleri

 

 

ben ömrümde aşk nedir bilmedim

Süheyla'yı saymazsak ha ha ha...

cemal süreya

dönmek mümkün mü artık dönmek

onca yolardan sonra

yeniden yollara düşmek

yenitürkü

ülker dido , eti cin, bim markalı kapiçino , lâ istanbul...

neresi sıla bize neresi gurbet?

tekrar yenitürkü

istanbullar geminin altında

ve cemal süreya

...

gerçekten de kırmızı çoğu insana yakışıyor....sanırım allah utandığımızda yüzümüzün, mesela morarmasını,yeşermesini değil de bu yüzden, herkese yakıştığı için, kızarmasını tercih etti...çünkü "utanmak" herkese yakışıyor...çünkü utanabilme, utanmana sebep olan şeyin farkında olduğunun kanıtıdır...farkında olmak önemlidir,insancadır,güzeldir,uyanıklık hâlidir...

mesela bir hayvan yanlış bir yere işediğinde yüzü kızarmaz, utanmaz, çünkü farkına varmaz...ama bir insan mesela bir çocuk,yanlışlıkla herkesin içinde altına kaçırıverirse yüzü kızarır,utanır,çünkü farkına varır...

sokakta yanlışlıkla herkesin içinde sevgilisini öpünce yüzü kızarmıyor ya hani o genç oğlanın,yani utanmıyor ya,yani farkında değil ya,,,,

nasıl farkettiricez?...

galiba oturup,önce yanlışlıkla ne yaparsak yüzümüz kızarır bunların bir listesini yapmalıyım...

sonra bunların farkına varabilmemiz için ne yapmalıyım bunun için uğraşmalıyım...

yanlış mı yapıyorum,ne yani?...

 

güzin utanmak istiyor ama nerde

nasıl utanacak bu boş şehirde

cemal süreya

öyleyse şehri dolduralım cemal'cim....tamam mı....!!!!