
"ne söyleyebilirim ki daha,herkes herşeyi yeterince söylemişken"dedi...
ben de senin gibiyim işte..içim geçmiş gibi hissetsem de birşeyler yapma gereği duymadıkça, gerçeklerden de kaçılmıyor..kaçtığım onca şeyden sonra herşey kaçınılmaz oluvermiş de farkedememişim...
çocukken yolda yürürken annemin kollarına tutunup gözlerimi kapatırdım..geçtiğim yerleri,bastığım toprağı görmeden yol almak beş dakika sonra başımı döndürmeye başlardı...
hayat da böyleymiş işte..gözümü bi an kapattığım an herşey birbirine karışıyor,sağlığım sallanıyor...yaşadıklarıma,yaşananlara şahit olmadan ilerlemek isterken,müsade etmiyor dünya gözlerimi kapatıp,sırtımı dönmeme...acısıyla tatlısıyla dokun bana diye bağırıyor yaşadığım herşey...kaçma...örtme üstümüzü...biz seniniz...gerçeğininiz...
"bildiğim tüm hayatlar paramparça.."
şahit olmak yoruyor yani beni..bunu demek istiyorum galiba...
"zamanı yaralarla ölçen kadın
geçmişiyle kavgalı..."
teoman dinlemek iyi geliyor bu ara...iyi şarkıları var...has yaşayanlardan rengi bozuk olsa da...
yani,
büyüyorum...kaçınılmaz olan herşeye dokunarak...