24/11/2009

korkma ...

bir ağacın gülümsemesine karşılık,bütün korkularımdan yüz çevirirdim...

 

e.michel.cioran,burukluk...

 

bu akşam yarıda bıraktıklarımı (ya da kendilerine sırt çevirdiklerimi) yanıma alıp kaldığım yerden devam etmeye karar verdim satırlara...

 

burukluk ile başladım...cioran kaçık'lardan biri...ahlaklı bir kaçık olması onu özel kılıyor bende...

 

alıntı yaptığım aforizmasını, duygularıma tercüman olduğu için,hazır bilgisayarda açıkken, paylaşmak isteyesim tuttu...

 

 

24/9/2009

anlık da olsa...





Siyah beyaz bir film gibiydin herkes uyurken izlediğim
Sevgilim benim çok özledim
Her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
Dergi sayfalarında hiç gidemediğim
Bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil

En çok sevdiğim şarkıydın herkesten çok sevildin
Sevgilim benim çok özledim

Ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım
Bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak

Kalbim ellerim kadar küçük değil

şebo

bazı şarkılar, bazen, aspirin gripin aferin yerine kullanılabilir...ilaç gibi gelir...

17/7/2009

yoksa taşlaşıyor mu herşey



uzun zamandır şiir kitabı girmemişti haneye...yaklaşık iki hafta önce sipariş etmiştim "taş suya değince"yi..nihayet bugün elime alabildim sarı kaplı, içindeki şiirler gibi ince kitabımı...
şair "suavi kemal yazgıç"...kendisinin daha evvelinde "sebepsiz serçe" adlı şiir kitabını okumuş idik...bir de öykü kitabı var..."kırk gri hırka"..ona da kavuştuk bugün..
(neden böyle yazıyorum ben de anlayamadım?...yaptık gittik aldık?)

-hocam,nasılsınız...
-iyiyim şükür canım.sen,
-ii...

(msn'de öğrencilerle konuşarak hata mı ediyorum..ii filan diyorlar..çocuğa kızım ii denmez iyi denir desem anlar mı ?...)

canımı sıkan tek şey şiir şuur hikaye filan falan olsa keşke...canımı sıkan çok şey var..ve canımı sıkan şeylerin ümüğünü sıkamadıkça daha çok sıkılıyorum...

-aaa,zeytinci amca.
-zeytinci amcaya bak karıların arkasından nasıl bakıyo...tuuu..

(kızım, mezarlığa girerken essalamualeykum ya ehlel kubur denir öğrenemedin mi hala...)
bugün mezarlığın içinden geçtik akşamüstü eve gelirken..."benim sonum nasıl olcak acaba çok merak ediyorum,bir an önce ölsem de görsem" diyiverdim yanlışlıkla...(yanlışlıkla oluyor herşey zaten...yanlışlıkla seviyor,yanlışlıkla sevişiyor,yanlışlıkla yaşıyor,yanlışlıkla ölüyor...)
ters ters baktı suratıma...allah daha gecinden versin sus kıııız...

köşe başında ayrıldık...eve çantamda bir şiir bir de hikaye kitabı olmasından dolayı büyük bir heyecanla girdim...zeytinciyi çocukları -mezarlığı bir köşeye atamadım doğrusu- bir kenara bırakıp şiir keyfi yapayım dedim...yapabildim mi?...telefonumun yeni melodisi de öyle hoş ötüyor ki...aç beni aç beni dercesine...

neyse..ölü bir gün değilmiştir ümid ediyoruz ki...derim...ve giderim...noktayı şiirle koyalım...

"taş suya değince
kırılır ten
yırtılır hatırlamanın haritası
ve unutulur
bir zamanlar ben dediğimiz
o küçük yalan"

s.k.yazgıç