« Önceki | Sonraki »

21/2/2009

söz etmeyin benden

söz etmeyin benden
başıma
beyaz kilden bir taş dikip
topraktan söz edin

xavier grall

2/2/2009

uluorta

...


düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.

kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya,konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim,sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.
...

ibrahim tenekeci

30/1/2009

ağaç kedi ve tırnak



diyorum ki
yezid kadar sorumluyuz
nurun ve aşkın katlinden
döküldük zarların altı köşesinden
bir bir siyah nokta
pul yemiş ve şarap
tarihi bir romanın kopmuş sayfalarından
bugünün aklı bağırarak konuşurdu
oysa elinin değdiği yerde su
zemzem ve bir çocuğun topuğu
nasıl
söylenmemiş miydi
aksak ölçülerin dizeğinde
notaya çevrilir sura üflenirdik
siz siz ve siz
bilirsiniz de bilmezden gelirsiniz
ocağa yalnız düz odun girer
uçları arşta birleşirdi

...

levent dalar

ağaç,kedi ve tırnak

24/1/2009

nûr




nûr

öyle ki seven, gerçekte bir Hâlık bir de mahlûk,bir Yaratıcı bir de yaratılmış olduğunu bilir.
gerçi aradaki bu hakikat perdesini anlamaya gücü yetmez;çünkü o perde bizzat kendisidir.
Herhangi birşey kendi gerçekliğinin üstüne çıkamaz.
buna göre,kendisi ve sevgilisiyle konuşma arasına giren perde gene bizzat kendisi olmaktadır..
bu nedenle âşık,yaratılmış olduğundan ötürü bizzat kendisinden bezginlik duyar.
kendine perde olması kendi zâtından ileri gelmektedir;ebedi olarak da zâtından kopamaz,dolayısıyla ebedi olarak bezginlik duyar..
 
ibn arabi,nurlar risalesi...
 
ibn arabiyi yakından tanımak için sadık yalsızuçanlar'ın roman türünde yazdığı kitabı GEZGİN şiddetle tavsiye olunur...
 
muhyiddin ibn arabi 1165'te endülüs'te mürsiye'de dünyaya gelmiştir...çok gezmiştir...çok sevmiştir...
 
âşık'tır...
 
Allah ondan razı olsun...