| Sonraki »

7/12/2008

dindirmeyin ama gidin



"gitme gitme el olursun sevdiğim
incitir beni"

zaman düğümleri çözmek için tek ilaç mı
düğümleri çoğaltan mı...
konuşamadıkça
ama susamadıkça da aynı zamanda
aynı zamanda
bir çok şey oldukça
oldukça zor olan bu hayatta
zor demek bile
oldukça zor oysa..
söylemeye yeltendikçe
ağzımdan çıkan her kelime
zamana teşne vurunca
avlulardaki beyaz mermerler
ayak bastıkça
kir tutunca
ben böyle
çaresiz
kelimesiz
kalakalınca..
şurdan başlamalıyım belki de söylemeye
işte tam şuramdan
beni uçuruma iter gibi
kelimelerin kenarına sürükleyen şu sancıdan...
bir dakika!!!
o beyaz mermerlere bakınca
o sancı bitiyor..
adımlarınızı düzgün atar mısınız lütfen
temiz basar mısınız
yeri incitmeden..
baktığımda sancımı dindiren
mermerleri kirletmemek için..
beyaz,
mermerlerin koynuna sakladıysa kendini
benim suçum mu sanki...
benim öyle çok
hani kelimelerden de çok
suçum varken
onu da mı sırtıma asmak istersiniz yoksa..
isteyebilirsiniz
özgürsünüz
özü gür olamasanızda...
tutsaklığı seçiyorum şimdi
ve gidiyorum
özgürlüğü gür olan
o yansımaya...
bir gün yansıma da biter
kendi olur ya
dibi tutmadan tencere
ama yanarak da...
şimdi hamlık zamanı
söyleyin
ham meyvayı koparmasınlar dalından...







3/12/2008

bilen bilir

aslında öyle çok şey vardı ki...

iki hece hepsini de aldı götürdü...

ölüm...

bilmiyorum...bilmedim...bilmem...bilmeyeceğim...bilmemiştim...bilemem...

ebubekir şatiri ağlasın daha...

benim beceriksizliğimi ağlayarak saklasın ebubekir şatiri

ben ki iki kelimeyi bir araya getirip de ağlayamadım

ağlayıp da susamadım

susup da kalamadım öylece...

boynuma astığın bu günceyi

bildiremedim allahım...

diyemedim...

"subhaneke  la ilmelena ille ma allemtena  inneke entel  aliymül hakim..."


23/11/2008

büyümüş kızlar korosu

-yunuus
-hııı
-iyi değilim..sıkılıyorum..onu çok özledim..
-iyi..git abdest al,iki rekat namaz kıl..geçer..
-yunuuus
-ne var
-niye sinirlisin...bişiy mi yaptım...
-...

kimse kaçmasın gerçeklerden...saklanmasın hiç..
bizler,bu çağın çocukları yenildik işte...
beceremedik sevmeyi...
ne annemizi ne babamızı ne dostumuzu ne sevgilimizi ne de rabbimizi adam gibi sevemedik ...en kutsal şeyin avuçlarımızdan kayıp gidişine seyirci kaldık sadece...

hele daha ne yaptığını bilmeyipte kendini leyla sananlar...düttürü leylalar...
en çok da onlara kızgınım...

ellerinden belli olurmuş bir kadın

kendini leyla sananlar
bakın bir ellerinize hadi
ne kadar temiz elleriniz?
ne kadar güzel?

dünyanın ve bütün yüreklerin bir namaz ferahlığına ihtiyacı var yalnızca..
hani sabah namazlarında herkes uykudan uyanır sessizce...
suya gidilir...su bir merhamet, su bir arınma, su bir saflık...dokunur suya eller..gözlere ayaklara...hafiften titrer ya insanın bedeni...arınmışlığın huzuru konar ya parmak uçlarına...
sonra en büyük makama en büyük sevgiliye gidilir ya...en büyükle konuşmanın onuru...en büyükten istemenin huzuru...sadece en büyüğe eğilmenin onuru...oyuncak dünyayı reddedip "seninim" diyebilmenin gururu...

büyümüş kızların arka bahçesindeki meyveler ancak doğal yollarla beslenirse tat verecek...

haydi kızlar doğallığa...