« Önceki | Sonraki »

21/8/2009

ALİ AYÇİL/ KOVULMUŞLARIN EVİ




görgüsüz ve hırçın bir kentimiz var.doymak bilmez açlığımızın en büyük ambarında,elimize ne geçerse satmaya kalkıyoruz.elimizde satılacak ne varsa,enli tabelalarla insanların yüzüne tutuyoruz.burada güneş iri kestane ağaçlı geniş caddelerin,tenha taş sokakların,bahçeli evlerin değil,her bir cephesinden iri tabelalar sarkan karanlık bir cüssenin üstüne doğuyor.
aşkı da ölümü de bu tecimen harflerin kıyısında yaşıyoruz,sevgilimizin gözlerine,biz onunla konuşurken banknotların gölgesi oturuyor...

garip olan şu ki,kimse anlayamıyor,bu tecimen harflerin çalılığında RUHU YIRTILMADAN BİR TEK ÇOCUK BİLE BÜYÜYEMEYECEK;kimse anlamıyor,durduğumuz yer insan uygarlığının en vahşi yeri;ANLAMIYORLAR Kİ,ARTIK HARFLERİ ETİMİZ VE KANIMIZLA BESLİYORUZ!

16/8/2009

üzülmek fethedilmiştir

"oysa iyi biliyorum ki dünya,bir meleğin kanadında titreyip duran bir su damlasından daha ağır değil..."

ali ayçil,kovulmuşların evi


sevgili odette,
bazen konuşmak istersin,ama söyleyeceğin şey öteki tarafından duyulsa da olur duyulmasa da olur cinsinden bir ifadeyse genelde susmayı tercih edersin ya,son yıllarda susuyorum ben sanki...ya da susuyormuş gibi yapıyorum...ya da hem susuyorum hem konuşuyorum...
her ne ise yaptığım,koca bir suskunluk hissediyorum elimde ayağımda..dün mizah yazarı olan mine sota ile yapılmış bir röportaj okudum...yazmak sizin için ne ifade ediyor sorusuna,"yazmak benim elim ayağım dilim..yazmasam kendimi ifade edemem..yaşayamam..." demiş...aynı şeyi elif şafak da söylemişti...ben de kendi kendime sordum böyle bir soruyu da,nasıl bir cevap vereceğimi şaşırdım..
bir kere ben neden böyle bir soru sorma gereği duydum..çok mu yazıyorum sanki..iyi mi yazıyorum..güzel mi,okunmaya değer mi..sadece yazıyor olmak için mi yazıyorum, yazarken kendimi bulduğum için mi...
neden uğraşıyorum kendimle bu kadar çok ben de bilmiyorum sevgili odette..yazmaya kafayı neden taktım böyle hiç bilmiyorum...

***
canımı sıkan şeyler oluyor bazen..güzellikler de yok değil..ama ben nedense nerde bir olumsuzluk var,nerde bir hüzün var,nerde bir sıkıntı var hoop oraya odaklanıyorum...antenlerim gözleri hüzünden yapılma porselen bir bebek gibi...hani teni bembeyaz olur o bebeklerin..dudakları kırmızı..gözleri boşluğa bakar gibidir..cam gibi...hüzün dolu...
canımı en çok insanların bir araya geldiğinde dünyanın çok değiştiğinden konuşuyor olmaları sıkıyor..çok merak ediyorum bundan iki üç asır önce de insanlar "dünya bozuluyor,düzen değişti,insanlar kötü" gibi konuşmalar yapıyorlar mıydı aralarında..neden ilgileniyorsam bunlarla..
ne demişler "güzel düşün güzel gör güzel olsun..."

***
gidip şiir okusam biraz iyi olacak..kendimle uğraşmaya ara vermeliyim...hatta mümkünse bundan kurtulmalıyım?!..dünya öylesine hafif ki çünkü..ötekiyle konuşmaya değmeyecek kadar hafif hem de..öteki olmayan kim peki?...


"dışımda açıkça bir tazı koşuyor
ölümlerde yorulup
bir güle kapanan
gelincikte bekleşen..."

cahit zarifoğlu


12/8/2009

şiir... ve coğrafya

Batıda, ey kadınım
özgür doğar şair.
sudaki balıklar gibi
denizlerin kucağında,
kuş cıvıltıları arasında
ve bahçelerinde...
şarkısını söyler

Bizdeyse
şair bir toz torbasında doğar
ve tozdan melikler için
ve tozdan atları için,
ve tozdan kılıçları için,
övgüler düzer.
bir mucizedir
ŞİİRİN GECEDEN GÜNDÜZ ÜRETMESİ
ŞÜPHESİZ MUCİZEDİR
KUŞATMA KUŞATMA ÜSTÜNEYKEN
ÇİÇEKLER DİKMEMİZ

Biz batılı şair gibi şiir yazmayız
biz ancak ey kadınım
intihar çekimizi yazarız...

nizar kabbani

4/8/2009

şeysizim




ölüp dirilip kafayı yiyip

bunalımlar satıp

depresyonlar alıp

ama ama ama lı cümleler kurup

hayatımı, siyaha bile değil

renksiz bir karanlığa götürüp

suratında, (kaktüs çiçeği bile olsa razıydım oysa)

çamurdan şarkılar büyütüp

hayatıma girdiğini sanıp

beni hayatımdan çıkardığın için...

eeee

nasılsın başka

rahatça sıkıntıdan geber diye

ben gittim sizin mahalleden

sen hiç telaş yapma...



hoşça da kalma..



düttürüden bir leyla bile olamadın ya

helal sana



düttürü leylada yayımlanan ilk ŞEY...
ben cahil aklımla şiir demiştim o zamanlar...ay ne komiğim...


leyla aslı şirin züleyha zühre...
kııız,Allah sizlerden razı olsun...sizin öykülerinizi okuyup okuyup bari kendimizden geçme imkanı buluyoruz anlık da olsa...ömürlük kendinden geçirecek ŞEY'leri satılığa çıkardı bu insanlık kara şeytanlara...ahh, kendi ellerimizle yok pahasına gitti ŞEY'lerimiz...
Allah bizim iyiliğimizi verir mi kııızzz...