30/10/2009
şeytan ve ali,sağduyu ve benmerkezcilik

Şeytan: Beni konuşturmak niye?
Ali: Söyleyecek bir şeyin yok mu?
Şeytan: Olabilir ama neden sana söyleyeyim?
Ali: Senin vazifen bu değil mi?
Şeytan: Ben işimi böyle görmem.
Ali: Peki nasıl görürsün?
Şeytan: Kendime göre pek çok yöntemlerim vardır. Herbirinin damarına göre şerbet veririm. Öyle yapmaz mı O da!
Ali: O’na gitmek seni reddetmekten geçer mi?
Şeytan: Onu bilmem ama bana beslenen düşmanlıktan korkarım.
Ali: Kendini sevdirmen epey zor bu halinle.
Şeytan: O yüzden hep kılık değiştiriyorum ya. Kendim olarak hiç gezmem. Fakat şunu bil ki insan O ve benim aramdadır ve nereye isterse oraya gider.
Ali: Nereye isterse oraya gider ha! Peki, nasıl ister insanlar. Neyi isteyeceklerini nereden bilirler?
Şeytan: Benim vazifem onlara yanlış olanı hoş göstermek ve sevdirmek. Gerisini kendi aralarında hallederler.
Ali: Peki bu işi nasıl yaparsın?
Şeytan: Onların damarlarında gezinirim de haberleri olmaz. Tabiî ki emirle!
Ali: Ulaşamadığın bir yeri yok mu bu insanın?
Şeytan: Kalpleri bana kapalıdır. Pek çokları buna gerek duymaz hâlihazırda.
Ali: Doğru söylediğini nerden bileyim?
Şeytan: Beni konuşturan sen değil misin?
Ali: Bu, doğru söylediğini mi gösterir?
Şeytan: Ne kadar doğru olsun istiyorsan o kadar doğrudur söylenilenler.
Ali: Şeytan dediğim birine doğru söyletmem doğru düşer mi?
Şeytan: Şeytandan bile öğreneceğin bir şeyler olduğunu gösteriyordur belki de.
Ali: Fakat benim senin konuşan dilin. Nasıl olur da beni kendinmiş gibi kabullenebilirsin?
Şeytan: İşte budur en büyük hünerim.
Ali: Öyleyse neredeyse herkesi kandırabilirsin.
Şeytan: Bu benim elimde değil. Kimisi kanar, kimisi kanmaz. Yalnız kanmayanlar hep azınlıktadır.
Ali: Sence benim yerim neresi?
Şeytan: Sonun mu ne olacak?
Ali: Bir son var mı insana?
Şeytan: İnsan olabilemez ise…
Ali: Kendince doğru söylediğini düşünüyorsun belki de. Ancak kendi kendini kandırıyorsun.
Şeytan: Eğer ben kendi kendimi kandırıyorsam, sen bende kendini yalanlıyorsun.
Ali: Anlamsız, mesnetsiz sözler bunların hepsi.
Şeytan: Ne anlam verebilmeye yükümlüyüm ne de anlamları yok etmeye.
Ali: Çok güzel söylediğin de oluyor.
Şeytan: Bir vakit melek dediklerinizin hocası bendim.
Ali: Bana öteki dünyadan bahset.
Şeytan: Hayallerine gem mi vurayım?
Ali: Bana ilminden anlat?
Şeytan: Kendine danışman daha kolay değil mi?
Ali: Bu kadar güvenmeli miyim kendime?
Şeytan: Kendini küçümsemek niye?
Ali: Senin lanetin de küçümsemek üzerine değil miydi?
Şeytan: Benim de bir nefsim olmalı.
Ali: Kim bilir belki vardır. Anlamak istediğim bir şey daha var. Bir galibiyet yaşayabilecek miyiz, bu mümkün olabilecek mi, düşmanım olarak bunu dürüstçe söyleyebilir misin?
Şeytan: Benden dürüstlük beklemek de ne oluyor, dürüst olduğum vakit bile amacım saptırmaktır. Yine de iki söz sarfedeceğim sizin için…
Eninde sonunda galip gelecek olan O’nun kendisidir. Ne siz ne de başka bir yaratık hakkıyla galip gelmiş olamayacaktır. Bununla birlikte bir adaletin var olduğunu çok geç de olsa anlayacaksınız.
2007-01-10
mahmut ali ermeydan
izdiham.com
0 yorum yazılmıştır